Tuesday, December 19, 2006

Bakan Çubukçu'dan ''Harem'' savunması...


Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, özellikle kadınlara yönelik olarak bir politika konuşulduğu zaman Başbakan Erdoğan ve ailesinin her zaman hedef alındığını dile getirerek, “Hiç kimsenin ailesi üzerinden siyaset yapmayın" dedi. Çubukçu, Başbakan Erdoğan’ın kullandığı “haremim" ifadesinin “eş ve aile" anlamında olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulu’nda, SHÇEK, Özürlüler İdaresi, Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2007 yılı bütçe görüşmelerinde, eleştiri ve sorularını yanıtlayan Devlet Bakanı Çubukçu, CHP İstanbul milletvekili Zeynep Damla Gürel’in pozitif ayrımcılık ve kota konusundaki eleştirilerini anımsatarak, şöyle dedi:
“Madem kota uyguluyorsunuz kaç tane kadın olarak oturuyorsunuz Sayın Gürel buna cevap verin. Ondan sonra biz kotaya taraftarız dersiniz. Yeni bir yerel seçim geçirdik, orada kaç tane belediye başkanınız var, kaç tane meclis üyeniz var kadın. Dolayısıyla bunlara taraftar olup olmadığınız değil, bunları uygulayıp uygulamadığınıza bakarız. Millet de ona bakıyor zaten. Biz belediye meclis üyelerindeki kadın sayısını son derece arttırdık."
Bakan Çubukçu, özellikle kadınlara yönelik olarak bir politika konuşulduğu zaman Başbakan Erdoğan ve ailesinin her zaman hedef alındığını dile getirerek, “Bugün burada bir kez daha yapıldı. Biz sayın Baykal’ı veya eşini baz alarak konuşmuyoruz" dedi. CHP’lilere, “Hiç kimsenin ailesi üzerinden siyaset yapmayın" diye seslenen Çubukçu, Türk Dil Kurumu sözlüğünde Başbakan Erdoğan’ın kullandığı “harem" kelimesinin “eş ve aile" anlamında kullanıldığının herkes tarafından bilindiğini söyledi. Çubukçu, “Sadece kendi kullandıkları terminolojiye sahip olanlar TDK’deki zengin Türkçe’ye sahip değildir" diye konuştu.

CHP'den ''harem'' tepkisi: Başbakan mı,padişah mı?
OKUDUCU: "SKANDAL ATAMALAR YAPILDI"

CHP Grubu adına SHÇEK bütçesi üzerinde konuşan İstanbul Milletvekili Güldal Okuducu, 1921 yılında Atatürk tarafından kurulan ve "Cumhuriyet kurumu" olan SHÇEK’in, "AKP iktidarında yönetmelik değişikliği, vekaleten atamalar, partizanca kadrolaşma ve yolsuzluk iddialarına neden olan harcamalar ve uzman personel eksikliği ile arka bahçe haline getirildiğini" savundu.
Türkiye’nin, 6. Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde aile, çocuk ve kadınla ilgili tüm alanlarda amaçlanan hedeflerin çok altında kaldığını belirten Okuducu, "Bu dönemde fuhuş sektöründe çalışanların, vesikasız çalışanların ve gizli fuhuşla bu sektörden nasiplenenlerin sayısı artmıştır" dedi.
Kuruluşundan bu yana SHÇEK’e bağlı kurum ve kuruluşların ilk kez bu kadar başıboş ve sahipsiz kaldığını ileri süren Okuducu, şunları kaydetti:
"Koruma altındaki çocuklara verilen hizmetler yetersiz kalmıştır. Kurum, imam hatip ve ilahiyat fakültesi mezunlarından oluşan kadro eliyle yönetilebilmek uğruna yönetmelik değiştirilmiş, vekaleten atamalar yapılmış, uygunsuz siciller gözardı edilmiştir. Yalnızca AKP’li ya da yandaşları olduğu için seçilen liyakatsiz, ehliyetsiz, hatta çocuklar için tehlikeli olabilecek kişiler çocuk yuvaları gibi hassas ortamlarda görev almaya başlamış. Skandal atamalar yapılmıştır."

"...SORUMLULUKLARINIZI HATIRLATMAYA YETER Mİ?"

Sokağa terkedilen çocukların sayısının her gün arttığını ileri süren CHP’li Okuducu, hırsızlığın, yankesiciliğin, kapkaçın, fuhuş ve uyuşturucunun, kimsesizliğin ve sahipsizliğin batağındaki çocukların devletin kendilerine el uzatmasını beklediğini ifade etti.
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun "bir tek çocuğun gözyaşına bütün makamları terk ederim" dediğini anlatan Okuducu, "Hangi çocuğun gözyaşları size makam terkettirir? 13 yaşında yurttan kaçtıktan sonra tecavüze uğrayan çocuğun gözyaşları size bunu yaptırır mı? Ehliyetsiz bakıcıdan işkence gören çocuk ya da sevgisizliğin kurbanı olan çocukların gözyaşlarına ne dersiniz? Ruh hastası bir görevlinin tacizine uğrayan çocuk size bunu yaptırabilir mi? Makam terk etmenizden vazgeçtik, size sorumluluklarınızı hatırlatmaya yeter mi?" dedi.


Haber kaynak : Milliyet

No comments: